Katılım Endeksi Kazandırmaya Devam Ediyor

Geçen yıl BIST 100 endeksi yüzde 25,4 yükselirken yüzde 54 yükselerek dikkati çeken katılım 50 endeksi, 2020’de de yatırımcısına kazandırmaya devam ediyor

2020 yılında, 21 Şubat tarihine kadar Katılım 50 endeksi yüzde 8,1 yükseliş kaydederken BİST 100 endeksi ise aynı dönemde yüzde 2,1 yükseldi.

BIST100 endeksi hisse piyasasının genel durumunu açıklarken, katılım esaslı hisselerin durumunu takip etmek ve hangi şirket hisselerinin katılım esaslı hisseler olduğununu yatırımcılara sunmak amacıyla Katılım 30 ve Katılım 50 endeksleri oluşturuldu.

BİST100 endeksine yüksek likidite ve piyasa büyüklüğüne sahip şirketler alınırken, katılım endekslerine ise sadece belli kriterleri sağlayan şirketler girebiliyor.

KT Portföy Yönetimi AŞ Genel Müdürü Hamit Kütük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, katılım endeksine dahil edilecek şirketlerin seçilirken ilk aşamada faaliyet konusuna bakıldığına dikkati çekti.

Kütük, katılım endekslerine girebilme şartlarını şöyle sıraladı:

“Faize dayalı finans, ticaret, hizmet ve aracılık, alkollü içecek, kumar, şans oyunları ve tütün mamulleri gibi faaliyet alanlarına sahip şirketler liste dışında tutulmaktadır. Daha sonra liste içerisinde kalan hisselerin bilançolarına bakılır. Eğer toplam faizli kredilerin şirketin piyasa değerine oranı yüzde 30’dan düşük ise faiz getirili nakit ve menkul kıymetlerin şirketin piyasa değerine oranı yüzde 30’dan düşük ise ve uygun görülmeyen faaliyetlerden elde edilen gelirlerin payı toplam gelirler içerisinde yüzde 5’ten küçük ise uygunluk alırlar. Uygun şirketler, fiili dolaşımdaki paylarının piyasa büyüklüğüne göre sıralanır ve en büyük olandan küçüğe doğru endekse dahil edilirler.”

Kütük, katılım esaslı hisse yatırımı yapmak isteyen yatırımcıların, katılım endekslerine dahil olan şirketlerin hisselerini bankalardan veya aracı kurumlardan yatırım hesabı açarak alabileceğini belirterek, “Bu hisselere yatırım yapanlar, katılım esaslı yatırım fonlarını alabilirler. Özellikle bireysel yatırımcılara Yatırım Fonları üzerinden hisse senedi yatırımlarını yapmalarını tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.

“Katılım endeksi, BIST 100’den iki kat daha yüksek getiri sundu”

Hamit Kütük, BIST100 endeksinin makro değişkenlere hassas olan bankacılık hisselerini de içermesi sebebiyle katılım endeksine göre hep daha dalgalı bir seyir izlediğini söyledi. BIST 100’ün özellikle yükseliş dönemlerinde daha hızlı çıkışlar gerçekleştirdiğini belirten Kütük, şöyle konuştu:

“2019 yılında daha farklı bir davranış ile karşılaştık. Katılım 50 endeksi 2019 yılında yüzde 54 yükselerek borsanın karşılaştırma ölçütü olarak kullanılan BIST 100 endeksinden iki kat daha yüksek getiri sundu. Katılım endeksinin son dönemde daha yüksek getiri sunmasında endeks içerisinde bankacılık sektöründen ziyade düşük borçluluk oranlarına sahip reel sektördeki şirketlerin bulunması ana sebep olarak gösterilebilir. Çünkü ekonomide yaşanan toparlanma sinyalleri, artan tüketici güveni ve düşen borçlanma maliyetleri bu hisselerin fiyatlarında artışa sebep oldu. Netice itibariyle, katılım hisseleri içeren yatırım fonları da yatırımcılarını sevindirdi.”

Katılım esaslı fonlardaki hızlı büyümenin katılım endeksinin daha iyi getiri sunmasına katkı sağladığı değerlendirmesinde bulunan Kütük, katılım esaslı yatırım ve emeklilik fonlarının hızlı büyüyor olmasının katılım hisselerine talebi artırdığına işaret etti.

“Katılım esaslı fonlar pazar payını yüzde 8,5’e çıkardı”

KT Portföy Yönetimi AŞ Genel Müdürü Kütük, katılım esaslı fonların, görüşleri ve hassasiyetleri dolayısıyla finans piyasalarına mesafeli duran müşterilere sektörde alan açtığını ve yeni müşteri kitlelerinin tasarruf sistemine katılmasında önemli görev üstlendiğini dile getirdi.

Katılım fonlarının sektördeki payının her geçen gün artış gösterdiğini kaydeden Kütük, “2018 yılında büyüklüğü 11,8 milyar TL olan katılım esaslı fonlar, 2019 yılında 24,1 milyar TL’ye ulaşarak, yüzde 6,8 olan pazar payını yüzde 8,5’e yükseltti. Yatırım fonları arasında değerlendirildiğinde, 2018 yılında 1,8 milyar TL büyüklüğe sahip olan katılım esaslı fonlar, 2019 yılında yüzde 307 gibi yüksek bir artışla 6,8 milyar TL’lik bir büyüklüğe ulaştı.” şeklinde konuştu.

Kütük, yatırım fonlarının hızlı büyümesinin sebeplerinden birinin de yatırımcılara sunduğu avantajlar olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Yatırım fonlarında yatırımcıların vade sonunu beklemeden dilediği zaman giriş ve çıkış yapabiliyor olmalarının, risk yönetimi açısından portföyü çeşitlendirebiliyor olmalarının ve bireylerin alamayacağı finansal enstrümanları alabiliyor olmalarının yanında yatırım fonlarının profesyoneller tarafından yönetilmesi, kanun ve düzenlemeler ile korunan, sıkı düzenlemelere tabi olan genel yapısı, yatırımcılar tarafından tercih edilmesini sağlıyor. Yatırımcıların, yatırım fonlarını tanıdıkça sevdiklerini ve sevdikçe tasarruflarını bu ürünlerde değerlendirdiklerini görüyoruz.”

Emeklilik fonlarında ise 2018 yılında 10 milyar TL olan katılım fonlarının 2019 yılında 17,4 milyar TL’ye ulaştığını aktaran Kütük, fonların sektördeki payının yüzde 11’den yüzde 14’e çıktığı bilgisini paylaştı.

“Yeni yılda yerli yatırımcının ilgisi arttı”

Hamit Kütük, katılım endekslerinin 2020 yılında, 2019’daki göreceli performansını devam ettirdiğini belirterek, “Katılım endeksindeki şirketlerin düşük borçluluk oranlarına sahip olması hisse fiyatlarına olumlu yansıyor. Düşen getiri oranları yatırımcıları mevduat hesaplarından farklı yatırım araçlarına yönlendiriyor. Yeni yılda yerli yatırımcılar tarafında borsaya ilginin arttığını görüyoruz. Ekonomik aktivitelerdeki hızlanma arttıkça, getirilerdeki düşüş devam ettikçe ve CDS primlerindeki gerileme sürdükçe hisse piyasalarına hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgi göstereceğini ve arada düzeltmeler de yaşansa endekslerin yükseleceğini öngörüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

KT Portföy olarak, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan aldıkları Faaliyet Yetki Belgesi kapsamında, yatırımcıların portföylerini, 30 yılı aşkın katılım bankacılığının sağladığı birikimden alınan güçle, katılım finans ilkeleri doğrultusunda titizlikle yönettiklerine değinen Kütük, “Biz, hisse senedi yatırımlarına sahip olmak isteyen yatırımcılarımız için içerisinde hem hisse senedi hem de kira sertifikaları olan KT Portföy Birinci Katılım Fonu’nu (KTM) sunuyoruz. Yatırımcılarımıza bu tip hisse içeren fonları almalarını öneriyoruz çünkü hisse senedi piyasasına tek bir hisse yerine çeşitlendirilmiş bir portföy aracılığıyla yatırım yapıldığında daha iyi bir risk yönetimi yapılmış oluyor.” diye konuştu.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir