Afrika İslami Ekonomi Vakfı Bölgedeki Kalkınmayı Nasıl Destekliyor?

Baba Yunus Muhammed katıldığı programda bölgede İslam ekonomisinin gelişimini teşvik eden mevzuat ve düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu

İslami ekonomi teorisi, ilkelerine göre Nijerya ve Afrika ülkeleri için sürdürülebilir kalkınma ve zenginlik sağlama potansiyeline sahiptir.

Bu görüş, Bukola Akinyele tarafından desteklenen Haftalık İslami Finansman programında yer alan Afrika İslami Ekonomi Vakfı AFRIEF Başkanı Baba Yunus Muhammed’in iddiasıydı. Ona göre, AFRIEF’in kıtadaki ekonomileri desteklemesinin üç yolu vardır: reel ekonomiyi fiziksel işlemlerle ilişkilendirmek, zararlı ürün ve faaliyetlere karşı yasaklama ve ekonomik ve sosyal adaletin teşvik edilmesi.

Baba Yunus Muhammed, İslam hukukunun büyük bir kısmının Müslüman toplumların ekonomilerinin nasıl işlemesi gerektiğine adandığına inanıyordu. Ona göre İslami finansın kökü, uygulandığı zaman bireyin ve genel olarak toplumun ekonomik refahını artıracak ve aynı zamanda faiz getiren faaliyetlerin yasaklanması da demektir.

İslam Ekonomisi kavramı üzerine, bunu üretim, nitelikler ve standartlar, tüketim ve mali gibi İslam hukukuna göre düzenlenebilen bir ekonomik faaliyetler sistemi olarak tanımladı.

Örgütün faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi vererek, Afrika İslami Ekonomi Vakfı’nın (AFRIEF) Gana’da kar amacı gütmeyen bir kuruluş olarak faaliyet sürdürdüğünü ve bunun yanında danışmanlık, araştırma, politika geliştirme ve inanç temelli yaklaşımlar sağlayarak çeşitli hizmetler sağladığını belirtti.

İslami Finansın, etik yatırım ve sürdürülebilir servet geliştirme zevkine sahip girişimciler ve yatırımcılar için bir sermaye oluşumu kaynağı olarak büyüdüğünü kabul etti.

Baba Yunus Muhammed ayrıca, proje finansmanına önemli ölçüde katkıda bulunma potansiyeline sahip faiz dışı finans İslami Finansmanında Musharaka’nın uygulanabilir bir araç olduğunu belirledi.

Ayrıca, Musharaka’nın İslami finans sözleşmelerinde kar ve zarar paylaşımını içeren öz sermaye temelli bir mekanizma olduğunu vurguladı.

Ekonomik kalkınmayı kolaylaştırıcı olarak tanımladığı diğer araçlar ve katkılar arasında;

Murabaha: İşletme sermayesi olarak kullanılır ve ticaret finansmanı için de yararlıdır.

Vakıf: Hayırsever faaliyetler için kullanılabilecek fonları harekete geçirmek için bir araç görevi gören vakfın varlığının İslami finansa daha geniş kabul edilebilirlik kazandırdığını ve daha kapsayıcı hale getirdiğini de sözlerine ekledi.

Küresel finans sistemini ciddi şekilde etkileyen COVID-19 salgını hakkında konuşan Elçi, İslami finans sektörünün değerini ve yasal ilkelerini belirleyerek değerini kanıtlamanın bir fırsat olduğuna inanıyor.

“Geleneksel ve şeriat ilim adamların, faizsiz finans piyasasını artırarak daha fazla ürünün ortaya çıkmasına yol açacak yeniliği teşvik etmeye daha fazla önem vermelidir” dedi. Ayrıca, Afrika’nın yoksullukla mücadele etme, iş sahası oluşturma, altyapıya yatırım yapma ve sürdürülebilir bir çevreyi destekleme arayışını destekleyebilecek İslam ekonomisinin gelişimini teşvik eden bölge çapında mevzuat ve düzenlemeler çağrısında bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir