Doç. Dr. Yusuf Dinç: “Faizsiz Finans sistemi potansiyelimiz trilyonlarca dolar. Bunu değerlendirebilirsek kimse bizi tutamaz”

Saldırılarla geçen 2018 yılının ardından 2019’da ekonominin toparlandığını belirten Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Dinç , “Faizsiz Finans sistemi potansiyelimiz trilyonlarca dolar. Bunu değerlendirebilirsek kimse bizi tutamaz” dedi

Yerli otomobil heyecan yaptı

2019 ekonomi açısından nasıl bir yıl oldu?

İniş çıkışları olsa da 2019, Türkiye’nin kırılganlıklara karşı dayanıklılığını test etmiş olduğu bir yıl oldu. Küresel iktisadi gelişmeler de Türkiye’nin elini kolaylaştırırken ekonomi yönetiminin 2019 yılı performansı yıl içinde belirleyici rol oynadı. 2019 iktisadi performansın belirleyicilerinin kontrol edilebilirliğini de göstermesi itibariyle önemlidir.

Birden fazla politik kriz ekonomiye olumsuz yansımaları olmadan aşılarak başarıyla yönetildi. Bu noktada biraz da girişimci ve çalışanların artık başka şeyler yerine işini merkeze aldığına işaretler de var. Bir de stratejik yatırımların başarısı etkili oldu. Bunlar ekonominin aktörlerinin pozitif yaklaşım geliştirmesini sağladı. Mesela yerli otomobil tanıtımında yaşanan heyecan, mütebessim bir atmosfer oluşturdu. Daha hemen öncesinde ilk yerli denizaltımız Piri Reis’in suya indirilmesi, diğer yerli savunma sanayi yatırımları ve bu yatırımların başarısı ekonominin aktörlerini güçlendiren önemli unsurlardı diye düşünüyorum. Bunun yanında çeşitli meselelerde milli menfaatlerin korunması üzere ortaya konan irade toplumun özgüvenini artıran bir etki bırakmıştır denebilir.

Faizsiz finans revaçta

-Faizsiz finans yönünden neler söylersiniz?

Faizsiz finans açısından köşe taşı anlamında gelişmelerin ortaya çıktığı bir yıl oldu. 5 olan banka sayısı Emlak Katılım Bankası ile 6’ya çıktı. Katılım bankacılığının pazar payının daha hızlı geliştiği bir döneme doğru açılıyoruz. İki yeni katılım sigortacılığı şirketinin lisanslama süreci devam ediyor. Bu şirketler Türk çiftçisinin ekonomiye kattığı yeni değerler olacaktır. Katılım sigortacılığı pazar payı anlamında katılım bankalarından daha iyi bir yerde duruyor şu anda. Yüzde 5 seviyesinin ilerisine geçildi. Yeni şirketlerin de sinerjisiyle katılım sigortacılığının payının yüzde 10’lara çıkması için tüm altyapı hazır durumda. Bunlar yanında global bir fenomene dönüşen tasarrufa dayalı finans aylık 2 milyar TL seviyelerinde sözleşme üretecek potansiyele ulaştı. Şirket sayısı 20’ye vardı. Burada bir finansal mühendislik var. Bu kurgunun araştırılıp anlaşılması gerek. Akabinde düzenleme anlamında daha fazla lakayt kalınmaması lazım. Türkiye ve İstanbul Finans Merkezi Projesi için büyük fırsatlar ortaya çıkarılabilir.

Gayrimenkul en iyi tasarruf

-Tasarrufa Dayalı Finansın potansiyeli ne?

Tasarrufa dayalı finans, kendi araştırmalarıma göre dünyanın 104 ülkesinde bilinen bir konsept. Birçok ülkede şirketler ve diğer kurumsal yapılar var. Düzenleme tecrübeleri mevcut. İlk kayıtlı sözleşmenin 13. Yüzyıl Japonya’sına tarihlendiği bir finansal modelden söz ediyoruz. Şimdi bu modelin sunduğu katma değeri artıracak bir yeni metodoloji ile birçok insanı cezbedebildiği anlaşılıyor. Sektör tahminlerimize göre 2019 yılı sözleşme büyüklüğü 20 milyar TL seviyesini aşmış durumda. Aylık 150 bin yeni sözleşme geliştiriliyor. Güney Amerika ve Güney Afrika gibi bölgelerde nüfusun yüzde 30’una varan seviyede toplum bu mühendisliğin gerisindeki yapılardan hizmet alıyor. Avrupa’da Jakbank tecrübesi ve faizli kurgulanan yapı tasarrufunun temas ettiği çok geniş bir kitle var. Türkiye’nin artık yapı stoğu üretmeyeceği bir imkan var gayrimenkul tarafında. Depremden korunma anlamında politikanın bir bileşeni ortaya çıkarılabilir. Keza yerli otomobil için de tasarruf planları etkin bir pazarlama unsuru olabilir. Bunun yanında sanayiden ticarete kadar ekonominin tüm aktörlerine hizmet üretilebilir. Yatırımların sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilir bir imkandan söz ediyoruz. Faizsiz finans ekosistemi içerisinde bu imkan kaçırılırsa, ki kaçırılmadan kastım bunun konvansiyonel bankalar elince gerçekleştirilmesi hali, o zaman fon toplama tarafından katılım bankacılığı rekabette zorlanacaktır. 1950’lerde Emlak Bank tarafından ilk defa benzer bir model işletilmiştir. Fakat o dönemin yapı stoğu yetersiz olduğu için çok uzun ömürlü bir uygulama olmamıştır. Bugünün şartları farklı ve bu farklı şartlar için çözümler üretmek durumundayız. Mevcut mortgage modeli fiktif fiyatlamalar üretiyor ve inşaat sektörünü sıkıştıran unsurlardan birisi haline geldi.

Katılım bankacılığı iyi anlatılmalı

-Peki, faizsizde yeterli farkındalık var mı?

Faiz finans ile ilgili farkındalık gelişiyor. Düzenleme tarafında önemli eksikler olmakla beraber daha öncelere göre mucize sayılabilecek gelişmeler görülüyor. Toplumun farkındalığı güçlü. Katılım bankacılığının asıl belirleyici özelliği olan fon toplama tarafında pazar payı yüzde 7 seviyesinde. İlk faizsiz emeklilik planları tanıtıldığından bu yana sigorta tarafında önemli fon birikimi oluştu. Faizsiz bir iktisadi düzeni mümkün kılacak birçok akademik çalışma gerçekleştiriliyor. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi uhdesinde faizsiz finansal okuryazarlık üzerine gerçekleştirdiğimiz bilimsel araştırma projesinin bulgularına göre faizsiz finansın genel prensipleri konusunda hem Türkiye hem de dünyanın diğer birçok ekonomisi hem fikir. Bunun ekonomi de finansman nitelikli projeler geliştirirken başarıyı etkileyecek faktörlerden birisi olarak ön plana çıkacağını söyleyebiliriz. Birçok teşvik nitelikli finansman modeli sadece faiz esaslı modeller öngörüyor. Hatta sadece faizin sübvanse edildiği birçok durum var. Mesela ivme kredisi sadece faizli biçimde tasarlanmış durumda. Yatırımlarını faizsiz biçimde gerçekleştirmek isteyen sanayiciyi, hane halkını, çiftçiyi, esnafı dışlayan, yok sayan politikalar bir sürecin devamı niteliğindeki uygulamalardır. Üç kamu katılım bankası varken dahi bu tür uygulamalara başvuruluyor olması politikaların başarısını sınırlayıcı unsurlardır.

İlk 10 ekonomiye girme hayal değil

-Türkiye finansal güç bakımından ne durumda Hocam?

Elimizde olan, çoğunluğu yabancı sermayeli olmak üzere 50 küsur banka. Dünyanın en büyük 17. ekonomisine bu çok az. Ancak yüzlü ve hatta binli sayılardaki bankalarla ve derinlikli bir sermaye piyasası ile verebilirsiniz.ABD’de 44 bin, Almanya, Japonya gibi ekonomilerde 4 binden fazla banka faaliyet gösteriyor!

Finansal olarak hızlanacağımız bir döneme gireceğimiz anlaşılıyor. Örneğin Akdeniz’deki gelişmelerin üzerine kurulu olduğu parasal büyüklükler, fevkalede derinlikli ve global bir finans merkezini ortaya çıkarmaya yeter.

Faizsiz finans merkezinin trilyonlarca dolarlık ilave bir potansiyeli bulunuyor. Bu rakamların küçük bir kısmı dahi Türkiye’yi ilk 10 ekonomi arasına sokmaya yetecek büyüklükte. İslami finans araştırma merkezleri kuruluyor dünyanın birçok yerinde. İngilizler Brexit sonrası stratejilerinde Türkiye’ye büyük önem veriyor. Türkiye ekonomisi reytingleri, ortaya konmaya çalışılan algının çok ilerisinde. Üstümüze düşen çalışmak, fikir üretmek ve uygulamak.

Kaynak: Yeni Akit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir