Eminevim, Faizsiz Finans Sistemiyle Dönüşüm Modelini Anlattı

İzmir’de düzenlenen “Eminevim Türkiye Gayrimenkul Sektörü ve Deprem Gerçeği ile Kentsel Dönüşüm Sempozyumu”nda Eminevim’in faizsiz finans sistemiyle gerçekleştireceği kentsel dönüşüm modeli anlatıldı

 

Eminevim, yeni modelini tanıtmak için sahaya indi. Şirketin ilk durağı İzmir oldu. İzmir’de düzenlenen “Eminevim Türkiye Gayrimenkul Sektörü ve Deprem Gerçeği ile Kentsel Dönüşüm Sempozyumu”nda Eminevim’in faizsiz finans sistemiyle gerçekleştireceği kentsel dönüşüm modeli anlatıldı. Sektörün önde gelen temsilcilerini ve akademisyenlerini bir araya getiren şirket, 3 farklı oturumda sempozyum düzenledi. Sempozyumlarda gayrimenkul sektöründe faizsiz sistemler ele alındı. İlk oturumda konuşan Eminevim Türkiye Satış Direktörü Sezai Gök, son yıllarda sektöre büyük talep oluştuğunu söyledi.

PAZAR HACMİ ŞİMDİDEN 20 MİLYAR TL’Yİ GEÇTİ

Yerli bir finansman modeli olarak, dayanışma ve tasarrufa dayalı faizsiz Elbirliği Sistemi ile 29 yıldır dar ve orta gelirli on binlerce aileyi ev ve araç sahibi yaptıklarını belirten Sezai Gök, yeni bir sektörün doğmasına vesile olduklarını ve hacmi 20 milyar lira düzeyinde olan bir pazarın Türk ekonomisine kazandırıldığını dile getirdi. Elbirliği Sistemi’nin ulaştığı pazar büyüklüğü hakkında bilgiler veren Gök, ev sahibi olma ihtiyacına bir çözüm sunan sistemin geçtiğimiz yıl toplamda 276 bin olan ipotekli konut satışlarının yüzde 4’ünü gerçekleştirdiğini ve sistemin bu başarısının enerji, tarım ve hayvancılık gibi farklı sektörlerden sonra kentsel dönüşümde de uygulanmaya başlandığını anlattı.

İHTİYAÇ KARŞILANACAK

Eminevim’in konut ve araç pazarındaki deneyimini kentsel dönüşüme taşıdığını belirten Gök, dönüşümde yaşanan finansal tıkanıklığa çare olacaklarını ifade etti. Gök, şöyle konuştu: “50’li – 60’lı yıllarda başlayan bilinçsiz, kaçak ve zayıf nitelikteki yapılaşmanın sorunları günümüzde yaşamı ciddi oranda tehdit ediyor. Aynı zamanda Türkiye nüfusunun  yüzde 92’si kentlerde yaşıyor ve bu kentlerin yüzde 90’ı 1. ve 2. derece deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. 2030 ve sonraki yıllarda da şehirlerde oturanların sayısında önemli bir artış öngörülüyor. Bu açıdan baktığımızda riskli konutlar konusunda bir çözüm üretmenin ve acil bir önlem alınması zorunluluğuyla karşı karşıyayız. Biz de burada başlatılan yenilenmeyi hızlandırmak ve sektörde yaşanan finansal soruna bir çözüm sunmak için 29 yıllık tecrübemizi kentsel dönüşüme taşıdık.”

Kaynak: Yeni Şafak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir