Emlak Katılım İlk Yarı Kârını Açıkladı

26 Şubat 2019’da faaliyet izni alarak hizmete başlayan Emlak Katılım Bankası, 2020 yılı ilk yarı bilançosunu açıkladı

Banka, 2020 ilk yarısında 9.6 milyon TL kâr açıkladı. 11.1 Milyar TL olan aktif büyüklüğünü yüzde 16 büyüterek 12.9 Milyar TL seviyesine çıkardı.Kullandırılan fonlar (Nakdi kredi) bakiyesini yüzde 23 büyüterek 6.7 Milyar TL’den 8.3 Milyar TL’ye çıkaran banka, toplanan fon büyüklüğünü de 7.4 Milyar TL’den 8.6 Milyar TL’ye çıkartarak yüzde 17 oranında bir artış sağladı.

Bankanın ilk yarı bilançosu hakkında değerlendirmelerde bulunan Nevzat Bayraktar şunları söyledi:

“2020 yılının ikinci çeyreği, Çin’de ortaya çıkan ve kısa zamanda dünyaya yayılan salgının olumsuz etkilerinin hissedildiği, diğer zamanlarla mukayese edilemeyecek düzeyde farklı bir dönem olarak tarihteki yerini aldı. Salgın dolayısıyla sosyal hayatın durması ve buna bağlı olarak üretim ve bazı sektörler hariç tüketimin durma noktasına gelmesi durumu, sağlık alanında aniden ortaya çıkan ihtiyaçlar ve dünyanın her ülkesinden günlük olarak açıklanan vaka sayılarının yarattığı panik hali bu dönemde her kesimi derinden etkiledi. Arka arkaya açıklanan ekonomik tedbirlere rağmen, gelişmiş ülke statüsünde olan birçok ülke pandemiden dolayı yılın ilk çeyreğinde negatif büyüme açıkladı. Japonya 2019 yılının yılın son çeyreği ve 2020 yılının ilk çeyreğinde küçülerek resesyon sinyalini veren tek gelişmiş ülke oldu. İmalat sektörünün yılın ilk çeyreğinde yavaşlamasıyla PMI verileri tarihi dip seviyeleri görmüşken, sürecin daha kontrol edilebilir olması ve pandemiye bağlı ekonomik kapanmaların gevşemesiyle birlikte gelen normalleşme süreci sonrası Amerika ve Çin verileri eşik değer olan 50 seviyesinin üzerine çıktı. Üretimi ve dolayısıyla ekonomik etkinliği gösteren söz konusu veri ülkemizde de Haziran ayında 53.9 olarak gerçekleşerek sektörün tekrar yukarı yönlü ivme kazandığına işaret etti. Salgının özellikle Nisan ayı içerisinde zirve yapması, başta tedarik zinciri olmak üzere üretim ve hizmet sektörünün tüm paydaşlarını etkileyerek, özellikle işsizlik, dış ticaret dengesi ve enflasyon gibi temel kalemler üzerinde baskı oluşturdu. Ülkelerin kendi ekonomilerini düzeltmek amacıyla açıkladıkları destek ve teşvikler bu baskıyı bir nebze kırmış olsa da salgının devam ediyor olması ve öngörülebilir bir tarihte sonlanmayacak olması şirketlerin yatırım ve üretim motivasyonlarını baskılamayı sürdürdü. ABD’nin açıkladığı 20 milyon üzerindeki işsiz sayısı ve yüzde 14.7’lik işsizlik oranı, salgının küresel çapta yaratmış olduğu etkinin öne çıkan bir göstergesi niteliğinde oldu. Dünya’nın üretim merkezi konumunda olan Çin’in yılın ilk çeyreğinde yüzde -6 olarak tarihinde ilk kez negatif büyüme açıklarken, bu oran Amerika için yüzde -5 olarak gerçekleşti.

Özellikle gelişmiş ülkelerin açıkladığı parasal genişleme politikaları, küresel ekonomi içerisinde yer alan tüm ülkeler gibi ülkemizi de doğrudan etkiledi. Gelişmiş ülkelere benzer şekilde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Nisan ve Mayıs ayında politika faizini aşağı yönlü revize etti. İkinci çeyrek başında yüzde 9.75 olan seviyeyi yüzde 8.25’e çekerek genişlemeye katkıda bulundu. Ayrıca, daha önce açıklanan ödemesiz dönemli kredi paketleri ile pandeminin zirve yaptığı Nisan ve Mayıs ayındaki ekonomik darboğazın etkileri hafifletildi. Bununla beraber, kamu bankaları önderliğinde başlatılan ve ekonomi tarihimizin en düşük oranlı konut kredi kampanyası olan 1 yıl ödemesiz, 180 aya kadar vade ve yüzde 0.64 aylık maliyet oranı şeklindeki konut kredi kampanyası ile uzun süredir durağan olan ve yaklaşık 250 alt sektörü etkileyen konut sektörü tekrar hareketlendirilmiş oldu. Satışı gerçekleşen yaklaşık 200.000 konut ile tarihin en yüksek ikinci aylık satışı gerçekleştirildi.

Mevduat faizlerinin düşmesi ve reel mevduat getirisinin negatif seviyede oluşması belirsizlik ortamında güvenli yatırım aracı arayan yatırımcının ilk adresi olarak dövizi ön plana çıkardı. Döviz Tevdiat Hesapları haziran ayı içerisinde 200 Milyar USD üzerine çıkarak tarihi bir rekora imza attı. Mayıs ayı içerisinde kendi rekorunu yenileyen ve 7.25 bandını test eden USD, çeyreğin son ayında gevşedi ve yatay bir seyir izleyerek 6.85 bandında dönemi kapattı.

Dünyanın ilk kez bu kadar ciddi bir sınav verdiği ve neredeyse bütün ülkelerin negatif büyüme oranı açıkladığı bir dönemde, salgının ülkemize diğer ülkelere kıyasla hem daha geç gelmesi hem de ekonomi yönetimimiz tarafından alınan nitelikli tedbirler sayesinde Türkiye yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.5 büyümeyle gücünü ve dayanıklılığını bir kez daha ispatlamış oldu. Üretimin yavaşlaması ve ticaret yollarının daralması sebebiyle dış ticaret hacmimizde düşüş yaşanırken, yılın ilk çeyreğinde yüzde 75’in üzerinde olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ikinci çeyrekte yüzde 70 seviyesine geriledi. Uluslararası uçuşların birçok ülke ile kapalı olması, ülkemizin turizm gelirlerinden mahrum kalmasına ve böylece cari açık üzerinde olumsuz baskı oluşturmasına neden oldu.

Emlak Katılım ailesi olarak biz de ekonomi yönetiminin aldığı kararlara uygun şekilde gerekli tedbirleri tüm paydaşlarımız için hızlı şekilde aldık. Çalışanlarımızın sağlığını önceleyip, evden çalışma uygulamamızı Haziran ayına kadar devam ettirerek riski en az düzeye indirdik. Tüm kamu ATM’lerinden günlük para çekme limitini 6.000 TL’ye çıkartarak şube çalışanlarımızı ve müşterilerimize sunulan hizmetteki virüs riskini sınırladık.

İkinci çeyrekte yaşanan tüm sosyal ve ekonomik problemlere karşın, Emlak Katılım Bankası olarak büyümemizi sürdürmeye devam ettik. İlk çeyrek sonunda 11.1 Milyar TL olan aktif büyüklüğümüzü yüzde 16 büyüterek 12.9 Milyar TL seviyesine çıkardık. Kullandırılan fonlar (Nakdi kredi) bakiyemizi yüzde 23 büyüterek 6.7 Milyar TL’den 8.3 Milyar TL’ye çıkardık. Toplanan fonları da 7.4 Milyar TL’den 8.6 Milyar TL’ye çıkartarak yüzde 17 oranında bir büyüme sağladık. Ümraniye, Rize, Konya ve Erenköy şubelerimizi açarak şube ağımızı genişletmeye devam ettik. Daha önce belirlediğimiz stratejiler doğrultusunda, şube sayımızı arttırmayı sürdürüyor, yıl sonundaki şube sayısı hedefimize her geçen gün biraz daha yaklaşıyoruz. Kıymetli maden alış satış işlemlerini mobil ve internet bankacılığı kanallarına aktararak dijitalleşme yolunda bir adım daha ilerledik.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir