Geleceğin Finansal Modeli Katılım Bankacılığı

Kâr ve zarara katılma esasına göre faaliyet gösteren katılım bankalarının, uygulamış olduğu finansman teknikleri ile kayıt dışı ekonominin önlenmesinde oldukça ciddi bir paya sahiptir

Katılım bankacılığı, faizsizlik prensiplerine göre çalışan, bu prensiplere uygun her türlü bankacılık faaliyetlerini gerçekleştiren, kâr ve zarara katılma esasına göre fon toplayıp ticaret, ortaklık ve finansal kiralama vb. yöntemleriyle fon kullandıran bir bankacılık modelidir. Bankaların isimlerindeki “katılım” sözcüğü, yapılan bankacılık türünün kâr ve zarara katılma prensibine dayalı bir bankacılık olduğunu ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu bankalar, tasarruf sahiplerinden topladıkları fonları, faizsiz finansman prensipleri dahilinde ticaret ve sanayide değerlendirerek, oluşan kâr ve zararı tasarruf sahipleriyle paylaşırlar. TL, USD ve EURO bazında vadeli hesaplarda toplanan fonlar, kurumsal finansman desteği, bireysel finansman desteği, finansal kiralama, kâr ve zarar ortaklığı yöntemleriyle değerlendirilir. Ticaretin ve sanayinin ihtiyaç duyduğu hammadde, yarı mamul veya mamul madde, gayrimenkul, makine veya her tür teçhizatın temini, bu yöntemler aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu bankalarda, her türlü bankacılık işlemlerinde faiz ve belirsizlik ihtiva eden, aşırı riskli ve spekülatif  işlemlere yer verilmez.

– “KATILIM BANKALARININ TÜRK FİNANSINA KAZANDIRDIĞI KAVRAMLAR”

• Murabaha (Finansal Alım-Satım)
• Mudarebe (Emek-Sermaye Ortaklığı)
• Muşareke (Kâr/Zarar Ortaklığı)
• Karz-ı Hasen (Güzel Borç/Faizsiz Ödünç)
• Selem (Para Peşin, Mal Veresiye Satış)
• İstisna (Eser Sözleşmesi)
• Faizsiz Bireysel Emeklilik Sigortası
•Sukuk (Kira Sertifikası)
• Katılım Endeksleri ve Katılım Endeksine Dayalı Borsa Yatırım Fonları
• Tekafül (Katılım Sigortası)
• Yatırım Vekâleti

– KOBİ’LERE FİNANSMAN DESTEĞİ

Katılım bankaları, ekonomik anlamda yeterince finansman desteği alamayan çok sayıda Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) de finansal destek ve istihdam sağlıyor.

Bu desteklere işletmeciler doğrudan ulaşabileceği gibi, T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Kredi Garanti Fonu (KGF), Hazine, Eximbank ve Kalkınma Ajansları kanallarıyla da ulaşabiliyor.

Dünyada faizsiz finansal varlıkların toplamı ICD TR Raporu’na göre 2015 yılını yüzde 8 büyüme ile tamamlayarak, küresel finansal varlıkların yüzde 2’sine ulaştı. Ekonomistlere göre büyümenin motoru faizsiz bankacılık oldu. Türkiye’de katılım bankacılığı 1985 yılında başlayan ve yabancı oyuncuların da sektöre ilgileri ile hızla gelişmiş ve toplam bankacılık evreninde yüzde 5 pay sahibi. Ekonomi yönetiminin hedefi ise İslami bankacılığın payının 2023 yılına kadar 3 katına çıkarmak.

-TÜRKİYE EKONOMİSİNE KATKILARI

Katılım bankaları yapıları gereği topladıkları fonları her ne şekilde olursa olsun nakit kredi veremezler.Bunun yerine bir malın veya hizmetin  peşin alıp vadeli kullanılmasına aracılık yaparlar.Dolayısıyla toplumdaki hareketlenmenin,reel sektörün değişmesine büyük katkı sağlarlar.Bu noktada katılım bankaları hem reel sektörü destekleyerek ekonominin büyümesine katkı sağlarlar hem de Türkiye’deki istihdam politikalarını destekleyerek çalışan kesimin daha da artmasına,işsizliğin azalmasına katkı sağlamış olurlar.

– “DÜNYADA HIZLA YAYILIYOR”

Dünyada faizsiz finansal varlıkların toplamı ICD TR Raporu’na göre 2015 yılını yüzde 8 büyüme ile tamamlayarak, küresel finansal varlıkların yüzde 2’sine ulaştı. Ekonomistlere göre büyümenin motoru faizsiz bankacılık oldu.

Katılım bankaları finansman modeliyle dünyaya örnek olmasının yanında,dünyanın ilgi odağı hâline gelerek, yakın gelecekte bankacılık sektörünün başrolünde olacağının sinyallerini veriyor.

Kaynak:Sabah

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir