İslami Finansın Kalkınmadaki Rolü

Dünya’da İslami bankacılıkla ilgili olarak üç temel ekolden bahsetmek mümkündür

Birinci ekol Malezya,Pakistan,Endonezya ve Brunei gibi Müslüman nüfusun yoğun olduğu Uzakdoğu Bölgesi’dir.İkinci ekol ise Suudi Arabistan,Katar,Birleşik Arap Emirlikleri,Kuveyt,Bahreyn,Umman,Körfez ve Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu ülkeleri olarak adlandırılan bölgedir.Son ekol ise faizsiz finans sisteminin klasik finans sistemine alternatiflerinin geliştirildiği,sukuk piyasasının yoğun olduğu İngiltere,Singapur,Almanya ve diğer gayrimüslim üllkelerin temsil ettiği ekoldür.

Müslüman ülkeler arasında İslami bankacılıkta aktif büyüklüğü bakımından Malezya ilk sırada yer almaktadır.

Körfez ülkelerinin İslami finans ağırlığı toplamı dünyada yüzde 65’ten fazladır.Dünyada faizsiz finans alanında faaliyet gösteren en büyük altı banka Körfez Bölgesi’nde konuşlanmıştır.En büyük üç İslami banka Al Rajhi Bank(Suudi Arabistan),Kuwait Finance House(Kuveyt)ve Dubai İslamic Bank(BAE)şeklinde sıralanmaktadır.Söz konusu bankaların aktif büyüklükleri 2015 yılı itibarıyla sırasıyla 80,60 ve 35 milyar dolar civarındadır.Bu tutarlar,dünyadaki Citibank ve HSBC gibi konvansiyonel bankalarla karşılaştırıldığında nispeten küçük,ancak Türkiye’deki katılım bankalarına göre büyüktür.6 katılım bankası ile faaliyetlerini sürdüren Türkiye aktif büyüklüğüne göre 45 milyar dolar tutar ile dünya sıralamasında 8’inci sırada yer almaktadır.

Türkiye’de islami bankacılığın tüm bankacılık sektörü içindeki payı yüzde 6 olsa da yaklaşık yüzde 15 oranında bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu söylemek mümkündür.Bu çerçevede 29 Temmuz 2017 tarih ve 30138 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2017/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde On Birinci Kalkınma Planı Hazırlıklarından bahsedilmektedir.Bu plan 2019-2023 dönemini kapsamakta olup 2023 vizyonu doğrultusunda kalkınma hedeflerinin ileriye taşınması amacıyla stratejilerin belirlenmesini,sürdürülebilir büyümenin sağlanmasını,yaratılan hasılanın toplum kesimleri ve bölgeler arasında daha dengeli dağıtılmasını amaçlamaktadır.

İkinci aşamada faizsiz finans ekosistem tasarımının hayata geçirilebilmesi için,faizsiz esasa göre çalışan para piyasası,sukuk piyasası ve İslami borsanın tesis edilmesi önem arz etmektedir.Sonraki aşamada ise sistemin kendine özgü terimlerinin kullanılması ve İslami ürün çeşitliliğinin ön plana çıkarılması gerekmektedir. Bu imkanlar dahilinde Türkiye’nin İslami finansın merkezi olması şüphesiz mümkün olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir