Katılım Bankacılığı Kavramsallaştırması

Yaşanan sorunlar, yeni kavramın doğuşu ve mevzuata girişi

1985 yılında faaliyete geçen faizsiz bankalar Özel Finans Kurumu ismini kullanıyorlardı.Özel Finans Kurumları faaliyete geçtikten sonra birtakım sorunlarla karşılaştılar. Bunların başında bu kurumların banka olarak algılanmamaları sorunu vardı. Bu kurumların bir takım bankacılık işlemleri esnasında muhataplar olarak banka olarak değil de başka bir kurum olarak algılanmaları bazı zorluklar oluşturuyordu. Öncelikle bir güven müessesesi olan bankacılık sırf isminden dolayı tasarruf sahipleri nezdinde itibar kaybediyor,gerekli ilgi ve alakayı görmüyordu. Ayrıca  yurt içi ve dışı teminat mektubu işlemlerinden muhataplardan bazıları teminat mektuplarını kabul etmiyor ve başka bankalardan teminat mektubu istiyorlardı.Yani bu durum birçok işlemde olduğu gibi dış işlemlerde de sıkıntılar oluşturuyor ve bu kurumların faaliyetlerini kısıtlıyordu.

Bu ve benzeri sorunlarla karşılaşan Özel Finan Kurumları kendi içlerinde bunları sürekli tartışmaya başladı. Bu çerçevede Özel Finans Kurumu isminden kaynaklanan sorunu çözmek için birtakım arayışlar başladı.Bu yeni arayışlar esnasında, Albaraka Türk Özel Finans Kurumu’nda yoğun  tartışmalar yapıldı ve çözüm önerileri oluşturuldu. Bu arada 1977 yılında kar ve zarara katılma hesapları isminden esinlenerek kurumun yöneticilerinden biri olan Temel Hazıroğlu tarafından Katılım Bankacılığı kavramı gündeme getirildi. İlk olarak kurum içinde bu kavram tartışıldı ancak pek ilgi görmedi. Bu yeni kavram yine de tanıtılmaya devam edildi. Çeşitli tartışmalardan sonra katılım bankacılığı kavramı 1999 yılında Bankalar Kanunu’nun değişimi sürecinde tekrar gündeme getirlildi. Ancak bu teklif erken bulundu ve kabul edilmedi. Konu hakkında biraz daha çalışılması ve kamoyu oluşturulması gerektiği kanaatine ulaşıldı. Bu arada Özel Finans Kurumları 1999 yılında bankacılık yasası kapsamına alınarak yasal güvenceye kavuştular ve daha güçlü bir mevzuata sahip oldular.Bu kavramı kamuoyuna sunmak amacıyla ‘Bankacılıkta yeni bir boyut :Katılım Bankacılığı’ başlıklı bir yazı kaleme alındı ve bu yazı geliştirildi. Söz konusu yazı Temel Hazıroğlu ve Mehmet Emin Özcan adıyla Albaraka Türk’ün yayınlandığı Bereket Dergisi’nde kapak yazısı olarak yayımlandı.Böylece ilk defa bu kavram kamuoyunun gündemine gelmiş oldu. Bu yazının ardından yeni ismin tanıtılması ve kabul görmesi çalışmaları devam etti.

‘Bankacılıkta yeni bir boyut: Katılım Bankacılığı’adlı makale öncelikle isimlendirme sorununun altını çiziyor ve seçenekleri tek  tek sıralıyordu. Yazı, Faizsiz Bankacılık, İslam Bankacılığı ve Özel Finan Kurumu tercihlerini artı ve eksileri ile ortaya koyuyor ve sonuçta da ‘Katılım Bankacılığı’ismini öneriyordu.

Sonuç ve Bir Öneri: Görüldüğü gibi mevcut kavramlar ve tabirler, kar ve zarara katılmayı esas alan bankacılık sistemini tam ve doğru olarak ifade edememektedir. Oysa bir şeyin anlaşılabilmesi her şeyden önce doğru ifade edilmesine bağlıdır. Ayrıca, ifadenin açık ve sade olması,herkes tarafından kolayca benimsenmesini ve anlaşılmasını sağlar. Öyleyse, önce bu tür bankacılığın karakteristik özelliklerini ortaya koymak gerekir.

Bu arada benzer konular tartışılmaya devam edildi. Süre devam ederken Özel Finans Kurumları’nın üst yönetimi ve sahipleri, hissedarları bu yoğun tartışmalara katıldılar. Sonuçta bu kurumlar katılım bankası adıyla 2005 yılındaki Bankacılık Kanunu’na girmeye karar verdiler. Yapılan yoğun çalışmalar neticesinde Özel Finans Kurumları’nın adı Katılım Bankaları olarak değişti ve bu kurumlar 1999 yılında Özel Finans Kurumu adıyla dahil oldukları Bankacılık Kanunu’nda 2005 yılında bu kez yeni adla Katılım Bankası adıyla yer almaya başladılar. Böylelikle Katılım Bankacılığı yeni bir kavram olarak literatürde ve mezvuatta yerini almış oldu.

 

Kaynak: Yaşayan ve Gelişen Katılım Bankacılığı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir