Katılım Bankaları, Üreten İş Dünyasının Hizmetinde

Ekonomide dengelenme sürecindeki Türkiye için yatırım ve üretimin artmasına her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Bu noktada KOBİ’lerden holdinglere kadar iş dünyasının proje ve yatırım finansmanlarında katılım bankaları desteğini artırmaya devam ediyor

Dünyada katılım bankacılığına olan ihtiyaç hızla artmaya devam ediyor. Sadece İslam ülkelerinde değil dünyanın farklı coğrafyalarında da faizsiz bankacılık sistemini kullanma oranları artış gösteriyor. EY’nin son raporuna göre dünya ekonomisinde halen önemli bir yere sahip olan hızlı büyüyen pazarların daha önemli bir rol oynayacakları; hızlı büyüyen 25 ülkenin 2020 yılına kadar dünya GSYH’sinin yüzde 50’sini, tüketim harcamalarının yüzde 38’ini ve sabit sermaye yatırımlarının yüzde 55’ini temsil edecekleri öngörülüyor.

BEKLENTİLER ARTTI

Hem devlet politikalarının bir parçası olan hem özel ve kamu yatırımlarının uygulanabilirliğini kolaylaştıran bu sistemin bir diğer tarafı da fonlarıyla bu modeli destekleyen ve bankacılık hizmeti alan iş dünyası… Özellikle Türkiye’de katılım bankacılığının büyümesi ve gelişmesi iş dünyasının da beklentilerini artırdı. Türkiye’de 1980’lerin başlarında inançlarına uygun bankacılık uygulamaları ile hizmet almak isteyen, faizsiz bankacılıkla birlikte insan odaklı ve değer üreten bir yapı hayali kuran iş dünyası aradan geçen 35 yılın ardından beklentilerine ulaştı.

GİRİŞİMCİLERE YOL HARİTASI

Katılım bankacılığı denilince ilk akla gelen bankacılık hizmetleri oluyor. Ancak uzmanlara göre Türkiye’de katılım finans sistemi hem kendisi hem de şirketler üzerinden girişim sermayesi yapısıyla ortaklıkların finansmanında yer almalı, uzun soluklu projelerin finansmanında rol oynayarak katılım sermayesini daha uzun vadelerde değerlendirmeli. “Bunlar son yıllarda sıkça duymaya başladığımız başlıklardan bazıları” diyen uzmanlara göre  iş dünyası katılım bankalarını, mevduat bankalarının rakibi olarak değil, alternatifi olarak görmeli…. Uzmanların bu konudaki tespitleri şöyle: “Katılım bankacılığı iş dünyasına yatırımların büyümesinde, yeni iş fikirlerinin hayata geçmesinde tam bir yol arkadaşı olacak. Girişimcilerin ve yeni fikirlerin yanında yerini alan katılım bankacılığı ülkemizin gelecek fikirlerini destekliyor. Son yıllarda özellikle gençlerin yeni fikirlerinin somutlaşması, üretime dönüşmesi için geliştirilen platformlarda bu haberleri görmeye başladık. Son yıllarda daralan ekonomiden çıkışın anahtarı olarak, dünya ülkelerini ve Türkiye’yi üretmeye ve geliştirmeye yönlendiriyor. Paradan para kazanmanın ekonomileri kilitlendiğinin farkına varan kamu otoriteleri ve global yatırımcılar katılım finans sistemi ile çıkışa geçmeyi hedefliyor.”

1200 ŞUBE İLE HİZMET

1200’e yakın şubesi ve güçlü altyapısıyla katılım bankaları Türkiye’de değer üreten ve bankacılık hizmetlerini katılım finans sisteminde değerlendirmek isteyen kişilere hizmet vermeye devam ediyor. Uzmanlara göre ‘katılım bankacılığı’nın hem katılım hem finansman tarafıyla değer ürettiği ve konvansiyonel bankacılıkla rekabet içinde olduğu bir ortamda iş dünyasının beklentilerini de yine bu rekabetin içinde değerlendirmek gerekiyor. İş dünyası tarafında ise, inancı doğrultusunda bankacılık ve finans hizmeti almak isteyenlerin yanı sıra yeni dönemde sukuk, murabaha gibi ürünlerini kullanarak yatırım yapmak isteyenler de katılım bankacılığını kullanıyor.

BEKLENTİ YÜKSEK

İş dünyası katılım bankalarının daha etkin ve aksiyoner olmaları gerektiği konusunda hem fikir. Tabi bunun her geçen gün ilerlediğinin de farkındalar. İş dünyasının bir başka beklentisi de teknolojik altyapısı güçlü bankacılık çalışmaları yapılması yönünde. Hem mobil hem internet bankacılığında katılım bankaları dünya ile yarışır projelerle hizmet vermeye başladılar. Bunun yanı sıra teknoloji ve hizmet geliştirme tarafında da kendi içlerinde kurdukları AR-GE merkezlerinde sürekli teknoloji geliştirmeye devam ediyorlar.

Kaynak: Star

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir