Murat Çiftçi, “Sosyal Finans Geleceğin Sektörüdür”

Murat Çiftçi, “Adına ister insan merkezli finans deyin, ister sosyal finans deyin, sonuçta bu, geleceğin modelidir, geleceğin sektörüdür.” dedi

Türkiye’de 24 milyon ailenin yarısı, ev alma hayalini gerçekleştiremiyor. Faizsiz konut edindirme sisteminin çözüm olacağını belirten Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi “Ekonomik sistemin dışında kalan bu büyük kesimi ‘el birliği’ ile kazanırsak yılda iki milyon konut satılır” dedi.

Konvansiyonel bankacılık ile katılım bankacılığına ulaşamayan dar gelirli kesimler için faizsiz konut ve araç edindirme sistemi, son yıllarda önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor. Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi; sosyal finansın, mevcut finansal kaynaklara neredeyse hiç erişemeyen alt ve orta gelir gruplarının ve bu kaynaklara erişebilse dahi maliyetine katlanmak istemeyen orta ve üst gelir gruplarının, birlikte tasarruf ederek ekonomik sisteme dâhil olmasını sağladığını anlattı. Çiftçi “Sosyal finans; pazarı büyüten, sistem dışında kalan büyük bir kesimi tekrar ekonomiye kazandıran bir sistem. İnsan merkezli finansın özündeki fikir borçlanmak değil, kendi varlıklarımızla ev-araba ve benzeri ihtiyaçları karşılamaktır. Adına ister insan merkezli finans deyin, ister sosyal finans deyin, sonuçta bu, geleceğin modelidir, geleceğin sektörüdür. Bu amaçla Tasarruf Finans Platformunu oluşturduk” dedi.

Türkiye’de 24 milyon aile olduğunu, bunların yarısına yakınının ‘kiracı’ konumunda bulunduğunu ifade eden Çiftçi, “Bugün Findeks puanı ideal seviyede kaç kişi vardır ülkemizde sizce? Maalesef nüfusun yüzde 5’i bile değil. Mevcut finansal yapıyla yılda 1,2-1,4 milyon konut satışı gerçekleşiyor. Ekonomik sistemin bir şekilde dışında kalan bu büyük kesimi sisteme dâhil ettiğimizde, bu rakamı iki milyonların üzerine çıkarmak hayal değil. Birlikte tasarruf modeli, konut sektörünü de geliştirir. Tasarruf sisteminin en önemli örnekleri Japonya ve Almanya’dadır. Bu, niçin Türkiye’de de olmasın? Her ay 100 bin aileyi birlikte tasarruf modeliyle tanıştırmayı hedefliyoruz. Tasarruf kültürünü ulusal kalkınmanın yakıtı haline getireceğiz. Birlikte tasarruf, kalkınmanın kaldıracıdır. Tasarrufu bireysel girişimcilik olarak tanımlıyoruz” şeklinde konuştu.

Son aylardaki depremlerin ardından, riskli yapı tespiti yaptırmak isteyenlerin sayısında artış görüldü. Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, 2020’nin ilk iki ayında riskli yapı tespiti için 2 bin 413 kişi başvuruda bulundu. Geçen yıl aynı dönemde bin 500 kişi müracaat etmişti. Binanın riskli yapı olup olmadığı, lisanslandırılmış kurumlar tarafından yapılan incelemelerden sonra belirleniyor.

Ülke genelinde geçen yıl 2 milyon 338 bin gayrimenkul el değiştirdi. Tapu başına ödenen rakam 2018’e göre yüzde 22 arttı. Coldwell Banker Türkiye Başkanı Gökhan Taş, “Türkiye’de 2004’te yaklaşık 20 bin lira seviyesinde olan ortalama bir tapu değeri, 2019’da 166 bin 382 liraya ulaştı. Tapuda gerçek bedelin yansıtılması çalışması tamamlanınca, bu rakamın yüzde 50 artacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

 

Kaynak: Türkiye Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir