Öznur Çetin: Teknolojik Gelişmelerin Katılım Bankacılığına Olası Etkileri

İslamiyetin doğuşu ile paralel olarak gelişen  faizin terkedilmesi gerektiği anlayışının, o dönemlerdeki ticaret yapısını etkilediği gibi global dünya açısından bakıldığında günümüzü de şekillendirdiği görülmektedir. Faizin yasak olması atıl fonların değerlendirilmesinde ticaretin ve iş ortaklıklarının ön plana çıkmasına neden olmuştur. Böylece faizsizlik anlayışıyla gerçekleştirilen finansal işlemlerde nakdin satışından elde edilecek faiz yerine ticaretten elde edilebilecek olan kar tercih edilmiştir. Şöyle ki bir malın maliyet fiyatının oluşmasından sonra piyasa şartları göz önüne alınarak maliyetin üstüne eklenen kâr ile satışının yapılması işlemi aslında katılım bankacılığının temel fikrini oluşturmaktadır.

Bu işlemler ilk ortaya çıktığı zamanlarda nüfus ve dönem şartları açısından daha minimal düzeyde gerçekleşmiştir. Günümüzde ise müslüman nüfusun artması ve dünyaya tanıtılmasıyla global hale gelen İslami finans modeli çeşitlilik  ile devam etmektedir. İslami finans modelinin, Türkiye’deki adıyla Katılım Bankacılığının, bu denli yayılmasındaki en büyük etken teknolojidir.

Teknolojinin oluşması ve gelişim sürecinde ise; yoğun madde fiziği, malzeme bilimi ve elektroniğin gelişmesi sonucu bilgisayar ve telekomunikasyon teknolojileri ortaya çıkar. M.Ö.3500 yılı civarında yazının, M.Ö. 170 yılında parşömenin ve 1454’de matbaanın icadı ile gelişen yazılı iletişim, telgraf, sabit görüntülerin elektrikle iletimi, daktilo, telefon, fonograf, televizyon yayını, teleks, haberleşme uydusu, transatlantik fiberoptik kablo, telefax ile yazılı metinlerin yanında, ses ve hareketli görüntüyü de kapsayan telekomünikasyon teknolojilerine dönüşür. Bu sayede bilginin işlenmesi, iletilmesi, depolanması ve enformatik, yazılım, optoelektronik ve fotonik gibi yeni bilim alanları ve bunlara dayalı yeni teknolojiler ortaya çıkar. Tabi ki bu durum bilgi toplumuna geçişi oluşturduğu gibi, bilginin sürekli kendini yenilemesi ve bilginin tabana yayılması gibi oluşumları da hızlandırmıştır.

Teknolojinin bilgi toplumuna evrilmesi gerçeği katılım bankacılığında da, bilginin ulaşım alanında, ürün çeşitliliğinde, işlemlerin hızlanmasında, tercih edilebilirlik gibi konularda büyük bir değişime yol açmıştır. 1946 yılında icat edilen ilk dijital bilgisayar ile yaşanan teknolojik kırılma, katılım bankacılığının da kapladığı alanın genişlemesine sebep olmuştur. Ülkemiz bazında incelemek gerekirse BDDK 2019 verilerine dayanarak Kuveyt Türk Katılım Bankası, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası, Albaraka Türk Katılım Bankası, Emlak Katılım Bankası ve Türkiye Finans Katılım Bankası ile altı bankamız bulunmakta olup, 1151 şube, 2035 ATM, 15871 personel bulunmaktadır.

Teknolojinin geleneksel bankacılığı farklılaştıran bir yöne gittiği görülmektedir. Ayrıca bankanın minimal maliyetlerle maksimum kâr elde etme amacı teknolojinin kullanılabilirliği ile gerçekleşecektir. Şöyle ki teknolojinin bankacılık sektörüne hakimiyetinin artması ile rutin görevlere olan talepler azalacaktır. İşlemler dijital olarak sistem üzerinden gerçekleşecektir. Bu yüzden spesifik alanlarda uzmanlaşma artacaktır. Ayrıca bankacılık finans sektörü aracısı olarak tabana daha fazla yayılma imkânı bulacaktır. İşlemler dijital olarak yapılabilecek ve denetim vb. işler sistem üzerinden otomatik gerçekleşecektir. Teknolojinin yakından takibi, bankalara, hizmet maliyetlerini düşürmek bir yana, daha geniş bir yelpazeye yayılmış ürünler sunmalarını sağlamaktadır. Bankacılık sektöründeki teknolojik uygulamalar ürünler bazında kredi kartları, ATM, telefon bankacılığı, ev ve ofis bankacılığı, internet bankacılığı olarak ifade edilebilir. Ayrıca bunların dışında , bankacılık uygulamalarının büyük bir kısmında kullanılan EFT (Elektronik Fon Transfer) sistemi, SWİFT (Dünya Bankalararası Mali İletişim Kurumu), VOIP (İnternet Protokolü üzerinden iletişim) teknolojileri, bankacılık uygulamalarında teknoloji araçlarının şekillenmesinde önemlidir. Ayrıca teknolojik gelişme ile robot sistemler ve robot çalışanlar olabileceği öngörülmektedir.

Günümüzde artan Finansal Teknoloji (FinTek) çalışmaları finans sektörünün kendini yenilemesine vesile olmuştur. Yeni kurulan FinTek firmaları geleneksel modellerde faaliyet gösteren bankaların yerini almaya hazırlanmaktadır. Şüphesiz, mevcut kurumların varlığını sürdürebilmek, büyümeye devam etmek ve hizmet kalitesini artırabilmek için FinTek gelişmelerine kayıtsız kalmaması tercihe bağlı olmayıp bir zorunluluktur. Yeni FinTek gelişmeleri bankacılık işlemleri için şubelere ve yoğun işgücüne ihtiyaç olmadığını gösteriyor. Buna istinaden finansal teknolojiyi önceleyen kurumların ayakta kalması ve hizmetlerini artırması mümkün olacaktır.

Artan teknolojik gelişmeler finans sektöründeki işgücünün, büyümeyle ters orantılı bir şekilde azalacağına işaret etmektedir. Daha çok alana ve müşteriye ulaşıp hizmet sunulmasına olanak sağlayan teknoloji, bütün bunlar için klasik yöntemlerden daha az işgücüne ihtiyaç duyuyor.

Nihayetinde bu veriler ve tarihsel gelişim doğrultusunda teknolojinin bankacılık ve katılım bankacılığını destekleyen, geliştiren gücü yadsınamaz bir gerçektir. Türkiye’de katılım bankaları ve dünyada İslami bankalar, bankacılık sektörü içindeki payının aksine teknolojik gelişmeler ile yakından ilgilenmekte olup bu alanda birçok ilke imza atmaktadır. 2019 Küresel İslami Fintek Raporuna göre 2020’de kitlesel fonlama, challenger bankacılığı, blokzincir/kripto, robo-danışmanlık ve kişisel finans yönetimi en çok büyüme beklenen sektörlerdir.

 

Öznur Çetin

Türkiye Finans Katılım Bankası

Müşteri Hizmetleri Yetkili Yardımcısı

Öznur Çetin: Teknolojik Gelişmelerin Katılım Bankacılığına Olası Etkileri” için bir yorum

  • Şubat 19, 2020 tarihinde, saat 12:47 pm
    Permalink

    Öznur Hnm Katılım Bankacılığının olası etkilerini çok güzel kaleme almışsınız.Emeğinize sağlık.Sizi tebrik ediyor başarılarınızın devamını diliyorum…

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir