Recep Almalı Katılım Bülteni İçin Yazdı: Yeni Türkiye’de Dijital Para Yolculuğu

YENİ TÜRKİYE’DE DİJİTAL PARA YOLCULUĞU

Para kavramı insanlığın yerleşik hayata geçmesiyle beraber sorgulanagelmiş bir yapıdır. Emtianın değerini neyin belirleyeceği veya bu değerin nasıl sürdürülebilirliği olay konusu olmuştur. Bir sahil ülkesi için değerli olan ve para olarak kullanılan deniz kabukları, karasal iklim şartlarında yaşayan topluluklar için aynı değeri taşıyamamıştır. Bu durumda evrensel değer taşıyan nesnelerin (metaller) para olarak kullanılması Mısır toplumu tarafından kullanılması kabul görmüş bakır, gümüş ve altın gibi kıymetli madenlerin ticaret ve gündelik yaşamda kullanılması kabul edilmiştir. Daha sonrasında ülkeler uluslararası ticarette mala karşılık yerine her iki ulus için de kıymetli olan madeni bir ödeme aracı olarak kabul etmiştir. Yani bir deveye karşılık bir ton buğday yerine on bin adet altın sikke vermişlerdir. 

Zamanla devletler para konusunu tekele alıp arzını (piyasaya sürüş) kontrol etmek istemişlerdir. Bu hareket sonrasında ise merkez bankaları kurulmuş olup paralar üzerindeki otorite başlamıştır. Böylece günümüzdeki merkez bankaları, bu idarenin son halini almışlardır. Fakat günümüzde paranın karşılığı altın veya herhangi bir madeni değer değildir. Dolar’a endeksli bir yapıda olması nedeniyle ülkelerdeki dolar miktarları o ülkelerin uluslararası diğer paralar karşısındaki değerini temsil etmeye başlamıştır. Zaten küresel manadaki ticaretlerdeki rezerv para biriminin dolar olması da ülkelerin elde dolar tutma iştahını bir hayli artırmıştır.

Günümüz para birimlerinin madeni bir karşılık taşımamaları, sınırsız arz edilmelerine olanak sağlamıştır. Bu da faiz ve sonucu olan enflasyon kavramının ülkelerde yer edinmesine sebebiyet vermiştir. Ülkelerde hayat pahalılıkları da buna bağlı olarak oluşmaya başlamıştır. Konuyu biraz daha net ifade etmek gerekirse örneğin piyasada dolaşımda 1 milyon TL mevcut. Merkez bankası 1 Milyon daha arz etmek istediğinde temel bir iktisadi kural olarak arz artarsa TL’nin değeri düşecektir. TL’nin değerinin düşmesi neticesinde ülkede enflasyon (fiyatların genel bağlamda yükselmesi durumu) %20 artış göstermiş olsun. Bu durumda 3 Bin liraya alınan bir buz dolabı yaşanan enflasyon neticesinde artık 3,600 lira olarak fiyatlanacaktır. 

Peki bu enflasyon kavramı her zaman var mıydı? Bu sorunun cevabı hayır olacaktır. Zira enflasyonun temel nedeni ülkedeki paranın herhangi bir emtia değerine bağlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Yani bir ülke elindeki altın veya gümüş kadar para basmış olsa enflasyon diye bir olgu oluşmayacaktır çünkü altın’ın arzı sabittir ve sonsuz değildir. Malum ki şu an dünyada covid19 krizi var ve ABD de bu krizden etkilenmiş durumda. Açıklanan son rakamlara göre Amerika’nın dış borcu 30 trilyon dolara ulaşmış durumda. Sonuç olarak Amerikan Merkez Bankasının faiz artırımına gidip piyasadaki dolar miktarını azaltması gerekmektedir. Bunun sonucunda da doların değerinde artış ve meydana gelecektir. Uluslararası ticaretteki üretim girdilerinin değerlerinin dolarla belirlenmesinden dolayı da üreticiler dolar alabilmek için ulusal paralarını daha çok bozdurup böylece dolar alabileceklerdir. Bunun da sonucunda doların değeri daha da artış gösterip sadece Amerika’da değil diğer dünya ülkelerindeki enflasyon rakamlarının artmasına yol açacaktır.

Gelelim Dijital (Kripto) Para Birimlerine…

Çoğumuzun bildiği üzere blockchain teknolojisi ve dijital para birimleri 2009 yılında Bitcoin referansıyla hayatımıza girmiştir. Kimileri dijital para birimi projeleri için balon, titan veya kumar aracı dese de aralarında çok güzel çalışmaların olduğunu da kabullenmemiz gerekmektedir. Bu tıpkı devlet kavramı gibidir. Devletler doğruluğu, hakkı ve adaleti tesis etmekle memurdur ama Afrika’yı, Açe’yi, Uygur müslümanlarının kanını sömüren de modern olduklarını iddia eden devletlerdir. Bu durumda devletlerin hepsi kötü ve yok edilmeli denilebilir mi? Elbette denilemez. Kaldı ki blockchain teknoloji tabanlı dijital paralar henüz çok bakir ve keşfedilmeyi beklemektedir. Bundan sebeple kesin bir yorum yapıp bir kenara itmek de doğru bir hareket olmayacaktır.

Dijital paraların büyük bir çoğunluğunun bir değere dayanmaması haklı bir yakarış olabilmektedir fakat bu yapının içerisinde sınırsız bir arz, söz konusu değildir (bazı memecoin’ler hariç). Örneğin bugün Türkiye altın’a endeksli dijital TL üretebilir ve bu mümkündür. Bu noktada iki büyük avantaj elde edecektir. Birincisi dolarizasyondan kurtulup tüm uluslarca kabul gören altın madeni ile parasını değerlendirecektir. Diğer bir avantajı ise enflasyon kavramını ülke gündeminden kaldırabilecektir. Yan avantajı ise sahte TL basımını engellemiş olacaktır. Bu çalışmalar dünya tarihinde ilk olarak yer alacağı için elbette bazı entegrasyon zorlukları olacaktır. Şu sıralar dolar para transferi olan SWIFT sisteminden Rusya’nın çıkarılması söz konusu. Yani bir yatırımcı veya birey Rusya’ya veya Rusya’dan dünyanın herhangi bir ülkesine dolar transferi yapamayacaktır. Böylece Rusya da dijital bir para birimi için çalışmalar yapmaktadır. Türkiye için ileride böyle bir tehdidin ortaya çıkma olasılığı ne yazık sıfır değildir. Bu yüzden Türkiye de dijital para birimi alanında kendini yetiştirmeli ve bu alandaki parasının itibarı için altın endeksli olması gerekmektedir. Merkez Bankasının altın rezervlerine baktığımızda cumhuriyet tarihinin rekor rakamlarıyla karşılaşmaktayız. Zaten altın’ın arzının sınırsız olmaması onun değerini her geçen zamanda daha da artırmaktadır. Böylece Dijital TL’nin itibarı da hem konjoktürel hem de uzun vadede artış gösterecektir.

Konuyu Toparlayacak Olursak;

İnsanlığın yerleşik hayata geçmesiyle ticaret başladı ama bu ticarette ödeme aracı her kültüre ve topluma göre değişiklik göstermeye başlamıştır. Zamanla değerli metallerin kullanılmaya başlamasıyla devletler para basma gücünü kendi elleriyle yönlendirmeye başlamışlardır. Zamanla merkez bankalarının oluşumuna zemin hazırlanmış ve günümüzdeki halini almıştır. Ancak para arzlarının sınırsız olması ve dolaylı olarak dolarizasyonun olması enflasyon kavramını da beraberinde getirmiştir. Böylece küresel sistemde Amerikan etkisi oluşmuştur. Amerika’nın covid19 ile ekonomik olarak zora girmesiyle küresel manada enflasyon artışına yol açmıştır. ABD’nin dış borcuna bakılırsa enflasyon rakamları oldukça yükselecek. Bu durumda Amerikan merkez bankasının faiz artırması beklenmektedir. Böylece doların değeri diğer ulusların paraları karşısında daha da artış göstermesi beklenmektedir. Yani Amerika’daki olumsuzluk diğer dünya ülkelerini de olumsuz etkileyecektir. Ülkeler de olumsuzluklardan etkilenmemek için yeni çareler aramaya başladı. Yeni arayışın adı dijital para birimi oldu. Blockchain teknolojisiyle ülkeler paralarını tamamen dijital bir yapıya taşıyacaklar. Türkiye’nin de bu noktadaki çalışmalarda yer alması elbette önemlidir ama bir adım daha ötesini hesap etmesi gerekmektedir. Yani çıkaracağı bu dijital paraları mevcuttaki gibi temelsiz olmak yerine arzı sınırlı olan altın esaslı olması gerekmektedir. Arzının sınırlı olması da enflasyonla mücadelede en büyük destekçisi olacaktır çünkü faiz problemini ortadan kaldırmış olacaktır. Türkiye yapacağı bu atak ile dün ile yarınları bir araya getirmiş olacak ve faiz kavramını inşallah sonsuza dek silinmesi için lobilere en büyük dersi verecektir. 

 

Recep ALMALI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir