Suat Baran Ataş Katılım Bülteni İçin Yazdı: Verilerle Savunma Sanayi

Sevgili Katılım Bülteni okurları; ülkemizin minvali ve çehresi son 20 yıllık dönemde bütünüyle değişmiş, yapılan on milyarlarca dolarlık altyapı; enerji, savunma sanayi yatırımları, mobil ve iletişim noktasındaki yatırımlar ve diğer birçoğu ile uluslararası camiada mevcut bulunan prestijimiz ve konumumuz pozitif anlamda etkilenmiş hatta bazı sektörlerde en iyilerden birisi haline dahi gelmişiz. Ben de bu minvalde, “yatırımlar ve mega projeler” özelinde, tamamen gerçekleri baz alan realist ve “siyaset dışı” bir yazı yazmak istedim. Gelelim metodolojimize. Bu projeler sadece rantabl olmalarıyla incelenmemeli. Projelerimiz aynı zamanda kendi branşlarında ve sektörlerinde dünya çapında ses getirmiş projeler olarak da öne çıkmaktadır. Öyle ki mega projelerimiz hakkında yabancı medya ve çevrelerde birçok haber yapılmış olup haklarında onlarca akademik-bilimsel yazı kaleme alınmıştır. Projelerimiz için alanlarında en büyük; mimari açıdan en ihtişamlı ve en önemlisi maddi anlamda getirisi en yüksek gibi birçok yakıştırma bilahare yapılmaktadır. Yazıma ilk hangi sektör ile başlasam diye kendi kendime düşünüyordum. Çok da zorlanmadım aslında. Bilakis seçimimi diğer bütün Türk erkeklerinin ve Türk kadınlarının da ilgisini bir hayli çeken, vatan sevdalılarını gururlandıran ve göğsümüzü kabartan bir alandan yana seçmek istedim: Savunma sanayide gelinen noktadan ve bazı kritik projelerden.

*Dipnot: Yazıma başlamadan önce küçük bir not bırakmak istiyorum. Kişisel bilgi-birikimimi ve tecrübe seviyemi ele alarak söylemeliyim ki, fazlasıyla akademik ve detaylı bir yazı beklemeniz maalesef nafile bir bekleyiş olacak. Çünkü 4.sınıf bir lisans öğrencisi olarak yapmış olduğum araştırmaların ve literatür taramalarının teferruatlı olması konumum ve bilgim gereği pek mümkün değil. Fakat öne sürdüğüm gerekçem ile objektiflikten ve doğru kaynaktan uzaklaştığım da anlaşılmasın. Okuduğunuz için şimdiden şükranlarımı sunuyor, içerisinde bulunduğumuz Muharrem Ayı vesilesiyle de “cennet gençlerinin efendisi” Hazreti Hüseyin’i ve mübarek dava arkadaşlarını derin bir teessür ve içtenlikle yad ediyorum. Saygılarımla.

GİRİŞ

Bağımsızlık sadece ülke anayasasının ilk maddelerinde belirtilemez. Bağımsızım diyebilmek için bunu kanıtlamak ve bu “kutsal” uğurda çalışmak icap eder. Bundan mütevellit ülkenin önemli dinamikleri arasında yer alan başta ekonomi, tarım, eğitim-akademi, savunma sanayi gibi alanlarda etkin ve çağdaş bir pozisyonda/konumda olunmadığı sürece maalesef bu hitap sadece sözde kalır. Bundan dolayı adından söz ettiğimiz sektörler, ülkenin milli bağımsızlığı açısından son derece kritik bir anlam taşımaktadır. Onun için bu alanların modern dünyanın ve Anadolu insanının ihtiyaçlarına ve mantık dairesinin çağdaş vizyonuna cevap verebilmesi epeyce mühimdir. İşbu alanlar içerisinde savunma sanayi de elbette ön plana çıkmaktadır. İşte tam da burada savunma sanayi noktasında katedilen yükselişten bahsederek yazıma başlamak istiyorum.

SAVUNMA SANAYİ HUSUSUNDA

Bağımsızlığın makro verilerle ölçülebilmesi mümkün müdür bilmiyorum ama savunma sanayimizin 2002’de %20 olan yerlilik seviyesinin bugün %70’lere çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Yürütülen proje sayısınınsa 62’den 753’e yükseldiğini; proje tahsisatına ayrılan bütçenin de keza 5 milyar dolardan 75 milyar dolar bandına çıktığını da bilahare ekleyebilirim. Bilhassa onlarca katlık artış AR-GE rakamlarına da yansımış durumda. Öyle ki 2002 yılında 50 milyon dolar civarında olan savunma sanayi şirketlerinin AR-GE harcamaları 2021 yılında bir önceki yıla oranla %32’lik bir artış göstererek 1,65 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hele ki iş savunma sanayi ve havacılık sektörünün cirosuna gelince bu miktar fevkalade şekilde artıyor. 2002 Yılında 1,1 milyar dolar civarlarında gerçekleşen ciro 2021’de 10,5 milyar dolar barajını geçiyor. Gelelim ihracat cephesine. 2002 Yılında savunma sanayi ve havacılık ihracatımız 248 milyon dolar olarak kaydedilirken 2021’de bu miktar 3,2 milyar dolara yükseliyor. Yılsonunda ki hedef ise en az 4 milyar dolar! Birkaç yıllık projeksiyonda 10 milyar dolara ulaşmak ise işten bile görülmüyor. Nereden nereye… Gerçekten de çok müthiş yollar katettik, çok büyük dönüm noktalarını aştık. Birkaç örnekle bu dönüm noktalarından da bahsetmek istiyorum. “Selçuk Bayraktar, Sayın AK Parti Genel Başkanı’nın damadı. Onun Türkiye’deki SİHA ve İHA üreten bunlar planör. Oyuncak uçak gibi düşünün yani bir uçak teknolojisi filan değil böyle ileri teknoloji filan deniliyor ama yüzde 70’i zaten dışardan gelmiş montajla sağlanıyor her neyse sonuçta bir sanayi evet ama öyle yerli ve milli filan değil, montaj sanayi.” bu sözler dünya çapında tanınan ünlü güvenlik uzmanımız Sayın Merdan Yanardağ’a ait. Müthiş bir analiz. Öyle ki konuşmayı işiten Baykar şirketi faaliyetlerini sonlandırma ve “oyuncak” işine girmeye karar verdi(!) Ne de olsa dünya oyuncak pazarı 100 milyar doları aşan bir endüstri. Neyse ki küresel savunma pazarının yarım trilyon dolarlık hacmi Baykar’ın bu ani manevrasını gözden geçirmesine sebep oldu ardından şirket kararından döndü ve üretim hattını değiştirmekten vazgeçti(!) Sayın Yanardağ’a gelirsek. Kendisini psikoloji biliminin üstatlarına havale ediyor ve özellikle yakın akrabalarına da içerisinde bulunduğu düşünsel mantıksızlıklara tahammül hususunda sabır diliyorum. Biz devam edelim. Savunma sanayimizin en gözde birkaç ürününden bahsetmek istiyorum. İlki “Turkish Kalashnikov” olarak bilinen insansız hava araçlarımız hiç şüphesiz. İHA/SİHA platformları gün geçtikçe çok daha kıymetli bir hale geliyor. Hatta konvensiyonel savaş katili olarak addediliyor batı medyasınca. Tam bir doktrin katili. Bunlar benim analizlerim değil. Washington Post; NY Times ve BBC gibi batılı majör medya grupları bu minvalde onlarca haber ve makale yayımlıyor. Çünkü İkinci Karabağ Savaşı ve Libya Çatışmaları sırasında etkin bir hizmet veren siha platformları savaşların kaderini değiştirdi. Örneğin Bayraktar firmasının ürettiği TB-2, 6 haftalık Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan’a ait değeri bir milyar doların üzerinde olan çeşitli askeri vasıtaları ve zırhlı araçları imha etti. Tabii piyadelerin ve zırhlı araçların manevra kabiliyeti de bu ucuz ama etkili araç tarafından mükemmel bir şekilde sınırlandırıldı. Yani Sihalarımız Can-Azerbaycan’ın savaşı kazanmasında, 32 yıllık vuslatın sona ermesinde ve Karabağ’ın tekrardan fethedilmesinde son derece kritik bir rol oynadı. Öyle ki zafer turu sırasında Bayraktar TB-2’ler en önlerde sergilendi. Bu arada sadece Azerbaycan ve Libya’nın tek meşru gücü olan UMH satın almadı sihalarımızı. İçlerinde Polonya; Suudi Arabistan, Ukrayna -ki oraya da bir parantez açmak istiyorum-, Pakistan, Macaristan ve Litvanya’nın (ayrıca birçok ülke daha sipariş vermiş durumda) da bulunduğu çok sayıda ülke sihalarımızdan satın aldı. Sadece Polonya ile imzalanan sözleşmenin değeri dahi yarım milyar dolar olarak biliniyor. Ayrıca Polonya sihalarımızı satın alan ilk NATO ülkesi konumunda. Ukrayna noktasına da değinmek istiyorum. Ukrayna ilk siparişi Temmuz 2021’de teslim almıştı. Hiç şüphesiz Rus tehdidine karşı kendilerine kalkan olabilecek bir güç olarak görüyorlardı. Ardından siparişleri çoğalttılar ve derken Rusya, 24 Şubat günü Ukrayna’ya askeri operasyon emri verdi… Savaştan ziyade biz sihaların durumuna ve etkinliğine bakalım. Reuters’ın 30 Mayıs tarihli haberine göre Rusya Savunma Bakanlığı savaşın başlangıcından bu yana tam 45 kez Türk sihalarından bahsetti. Özellikle Putin’in de bir hayli ilgisini çeken TB-2, rus konvoylarına çok zor anlar yaşattı ve hala da yaşatmaya devam ediyor. Yine Batılı medya gruplarından Forbes’un haberine göre TB2 Ukraynalılara ilk Rus saldırısını püskürtmek için gerekli hava gücünü sağladı ve ardından Donbas bölgesindeki Rus ilerlemelerini yavaşlattı. Ve yine TB-2, Oryx’e (açık kaynaklı raporları referans gösteren bir blog) göre ise sadece üç gün içerisinde 30’dan fazla askeri aracı imha etti. Sihalarımız artık oyun değiştiren bir konuma ulaşmış durumda. 1916 yılına uzanan siha teknolojilerinde son 10 senelik çabamıza rağmen en büyük 3-4 üreticiden birisiyiz. Kızılelma; TB-3 ve diğer birçok siha projesi ile birlikte de konumumuzu perçinleştireceğiz. Yeter ki inanmaktan ve çalışmaktan vazgeçmeyelim…

SADECE SİHALAR DEĞİL…

Sadece siha teknolojilerinde değil, aynı zamanda diğer aviyonik sistemlerde de iyi işler yapıyoruz. Başta ATAK T-129; Hürkuş, seneye ilk uçuşunu icra etmesi beklenen Hürjet, genel amaçlı helikopterimiz T-625, ATAK’ın varisi konumundaki ağır taarruz helikopterimiz T-629 gibi büyük projelerimiz de mevcut. Ayrıca savunma sanayimizin en büyük gözdesi TF-X’i de unutmayalım. Bu projeler oldukça büyük ve stratejik projeler olarak öne çıkıyor. Terörle mücadeleden TSK’nın caydırıcılığına, onlarca alanda hizmet veriyor… Özellikle bölücü terör örgütünün 1984’de ki seviyesine dönmesinde (yani yurt içindeki varlığı kurulduğu seneden bile daha az) ve yapılan sınır ötesi harekatlarda büyük fayda sağladılar. Özellikle Suriye Harekatları sırasında büyük bir hizmette bulundular. Edinilen bilgi-birikim doğrultusunda ise çok daha büyük projelere imza atılacak. Sadece TF-X bile ülkemize büyük artılar kazandıracak ve kendi savaş uçağını üretebilen sayılı ülkeler arasında gireceğiz. Ayriyeten batının hegemonik zincirlerinden birisinden de kurtulmuş olacağız. Bize düşen desteği kesmemek ve yapılan “büyük işlere” saygı duymak. Bilhassa son yirmi yılda savunma sanayi noktasında geldiğimiz seviye takdire şayan. Bunu söyleyen ülkemizde ki uzmanlar değil. Dünya çapında birçok savunma sanayi dergisi ve stratejik analiz yapan kurum da aynı minvalde düşünüyor. Onun için eğer sabreder ve aynı doğrultuda ilerlemeye devam edersek, çok daha büyük işlere imza atacağız. Çok uzatmak istemiyor ve yazı serimin ilkini burada bitirmek istiyorum. Başka büyük ve “oyunu değiştiren” projelerde görüşmek üzere, esen kalın.

Diğer Majör Savunma Sanayi Projeleri:

*Altay Ana Muharebe Tankı

*TF-2000 Hava Savunma Muhribi

*TCG Anadolu (Siha Uçak Gemisi)

*Roketsan Seyir Füzeleri

*Siper Ailesi (Hava Savunma Sistemleri)

*SOM ve Bazı Diğer Hava Füzeleri

*Kobra; Pars, Kirpi ve Diğer Zırhlı Araçlar

*Yerli Manpads Sungur ve Diğer Savunma Sistemleri

*vs vs vs…

Kaynakça:

1-Savunma Sanayi Başkanlığı

2-https://www.forbes.com/sites/davidhambling/2022/05/10/new-turkish-bayraktar-drones-still-seem-to-be-reaching-ukraine/

3-https://www.economist.com/europe/2022/02/12/turkey-is-the-arms-industrys-new-upstart

4-Oryx; Turkish UAV’s and Destroyed

5-Türk Silahlı Kuvvetleri; Roketsan, Baykar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir